9 Mart 2009 Pazartesi

Olumsuzlarla olumlu kalmak

Geçtiğimiz günlerde farklı yerlerde karşılaştığım farklı kişilerde karşılaştığım - beni rahatsız eden - benzer davranışları düşünüyorum. Aslında devamlı aklımda değillerdi sanıyordum, ama ordaymışlar. Aklımdaymış meğersem de farkında değilmişim. Biraz önce "Mona Lisa Smile" adlı filmi izleyince aklıma geliverdiler.
Ne mi olmuştu? Anlatayım...
Her ikisi de eğitimlerimde karşılaştığım iki genç insan. Her ikisinde benzer olanı ben tanımlamayacağım, bunu size bırakıyorum. Sadece ne olduğunu ve ne hissettiğimi anlatacağım.

Birincisi...

Dersime geç gelen ve neden geç geldiklerini sorduğumda bana hemen "arkadaşım yüzünden" diyen bir bayan. Gözlerinin içi parşıyor, ama bu parlaklık biraz keskin. Her olaya, konuya bakışı kesin. Kendi doğruları var. Ama olaylara hep istediği gibi bakmak istiyor.

İlk gün sınıfta eğitim kaçta bitecek konuşması yaptık. Neden ki dedim, “siz bilmiyormusunuz?” Dediler ki, 16:30'da bitecekmiş. İnanamadım, nasıl yani? Ben bana (onların firmasından gelen) bilginin öyle olmadığını söyledim. Gösterdim bilgiyi, onlar dediler ki "odalarımızda öyle yazıyor". Odada yazanın beni bağlamadığını, bağlayıcı olanın bana gelen e-postanın olduğunu ayrıca konuların tamamen işlenmesi için 16:30'un imkansız olduğunu söyledim.
Bu bayan dedi ki "Siz odadaki kağıdı okumadınız mı?"
"Hayır" dedim.
"O zaman siz dikkatsizsiniz!" diye konuştu. Sınıfta buz gibi bir hava...
"Ben odada yazan - ki bu eğitimle hiç alakalı olmayan - bir kağıdı okumadım diye dikkatsizim. Öyle mi?" Nazikçe (!) cevapladım, aslında şaşırdım ve hafif kızdım.
Herkesin önünde yaptığının cevabını onun tarzıyla verirsem olmazdı, nezakete davet etmek gerekli, ayrıca kimin ototrite olduğunu hatırlatmam gerekti. Sınıf daha sonra başka cevap verdi zaten. Derse zamanında gelmemeyi sık sık tekrarlayınca kimsenin onla beraber olmadığını gördüm. Onunla bir ara konuşmaya çalıştım ama yanaşmıyordu.

İnsanlara karşı bir şekilde yargıda bulunmak ya da agresif şekilde saldırganca davranmak aslında ne kolay. Karşınızdakini bir konuda suçlayarak aslında sizin o konuda hatalı olduğunuz noktaları kapatmaya çalışıyorsunuz. Ben aslına bakarsanız, gençlerle beraber eğitimlerde başarının yollarını arıyorum, bir taraftan her seferinde inanılmaz değişken insanlar karşınıza çıkıyor, kalıpları olmayan/sığmayan. Bir taraftan da bir amacı olan bir iş yapılmaıs gerekli, amaç hadi eğlenelim değil. İş dünyasına girdiklerinde, üniversiteden ya da önce yaşadıkları hayattan iş dünyasının farklı olduğunu görünce, kırılıyorlar, korkuyorlar. Birşeyler yapmalılar ama ne olduğunu bilmiyorlar.

Belki de kabullenmek istemiyor önlerine gelenleri... Kaçış için başkalarını suçlu düşürmek istiyorlar.

İkincisi...

Sınıfta konuya baştan beri ilgi göstermeyen biri. Konuşmuyor, ilgilenmiyor. Yanında bir kankası var. Onun bazen konularla ilgilendiğini fark ediyorum, soru soruyor dinliyor, vs. Bizim kahramanımız ise, (konumuşz satış becerileri) konulara karşı çıkıyor, sıkıştığı her yerde “yalan söylerim – satış öyle değil mi?” diyor. Bir uygulama sırasında bu ikili gelmek istedi. O dakikaya kadar konuşulan her şeyin tam zıddını göstermek için elinden geleni yaptı. Müşteri koltuğunda oturan rolünü güzel oynadı ve biraz zorladı onu. Ne gelse beğenirsiniz? Yazmaya gerek duymadığım bir kaç kelime fırlattı. Sınıfta gülen birkaç kişi oldu. Ben gülmedim. Gülmeyenler de oldu. Gülmeyenler olarak susunca gülenler de sustu. Normalde bu uygulamada zorlayıcı durumlarda sınıf bana sorar ne yapabiliriz diye. Bu arkadaşım, “Olmaz bu şekilde müşteri” dedi bıraktı, sessizliği bozarak. “Yo oluyor”dedi birisi.

Sınıfa sordum, “birilerine bu şekilde hitab etmek ne demektir” dedim. Sınıf “saygısızlık, terbiyesizlik, vs” dedi. “Saygılı ve terbiyeli olmayı mı tercih edersiniz? Yoksa bu şekilde konuşan insanlarla beraber olmak ister misiniz? Karar sizin!”

Yerine göre davranmayı beceremeyenlerin ve de (davranış olarak) saldırgan insanların bazı durumlarda galip geldiğini görüyor olabilirsiniz. Her zaman değil ama. Ve de esas olay bu insanlarla bir arada ya da karşı karşıya olduğunuzda seviyenizi koumak ve de onlarla gerekli şekilde knuşmak gerekiyor.

Siz siz olun buna hazırlıklı olun.

Hiç yorum yok: